Türkiyedeki tüm illerin telefon kodları ile il trafik kodları
Bugün 13202 ziyaretçi (27007 klik) kişi burdaydı!
Göğsü kınalı kuşum / ben sana vurulmuşum.
Böylemi girmek lazım acaba has bahçeye...
Böyle ahu zar nidalar salarak mı konmalı sevgilinin dalına. Orada sonsuz bir ilahi gibi inlemeli, ağlamalı, feryadı figan eylemeli ki sevgili insafa gelsin, gelsin ki gül yüzünü güneşe gösterir gibi göstersin. Âlem şenlensin de şen kahkahalar çınlatsın ortalığı. Bir neşe havası essin semai âlemde. Âlem neşeye gark olsun...
Ey nazenin sevgili, yetmez mi artık bunca işve, bunca naz. Yazık olmaz mı aşığının bağrını delercesine bakışlarınla bir hazan mevsimine davetiye çıkarır gibi nazar edişin? Yazık olmaz mı bağrını ateşlere vermiş aşığının yana yana diyar diyar dolaşması? Yazık olmaz mı kâm almadan dağ bayır inleyerek gezmesi? Aşkın yarası derin olur bilmez misin ey sevgili...
Bunca ahlara vahlara, inleyip etrafında pervane gibi dönmelere de iltifat etmezsin ha! Böyle midir aşkın alın yazısı ey sevgili? Böyle midir yüreğini dağlayarak dünya âleme aşkını ilan etmesi aşığının? Bu yoldan ölürüm de gene de dönmem diye naralar atması? Böyle midir, sonunda acı var, çile var, eziyet ve meşakkat var ama yol bu yoldur, sevgili bu yolun sonunda taht kurmuştur da beni bekliyor heyecanı içinde yola koyulması? Artık insaf etmez misin ey yâri güzin, ey nazenin bakışlı sevgili?
Demek ki bir trajedi değil bu. Demek ki bu bir aşk yarasıdır. O yüzden namı dilden dile dolaşmaktadır. O yüzden ferman dinlemez bir kalbin sahibidir. O yüzden dağları taşları vadileri gözü görmemektedir. O yüzden çölde perişan, aç ve susuz dolaşmak gönüle ceza değildir. O yüzden Safa ile Merve arasında koşar gibi kalbi heyecanla atmaktadır. Demek ki o varılacak yer, o baş koyulan meşakkatli yolculuğun varacağı son menzil, bu şarkılarla insafa gelecek, gönülden itiraflarla yanına buyur edecek bir sevgilinin yurdudur. Bu yoldan dönmek olmaz. Bu yoldan kaçmak olmaz. Ya bu yol alır beni ya ben bu yolu alırım düsturu ile yollardayım. Bu yol yol olalı çok âşıklar görmüştür ama böyle göğsü kınalı aşk yolcusunu görmemiştir. Ya ol ya öl. Var mı başka yol. Aşk olsun sevgili, aşk olsun...
Bülbülüm dilim niyazda.
Gözüm yok eğlencede sazda
Seher vakti olan nazda
Gül imiş benim kaderim.
-Yağmur yağdığında pencerenden gökyüzüne bak,
bende aynı anda bakıyor olacağım.
O zaman sen mi seni seviyorsun,ben mi beni seviyorum
yoksa biz mi bizi seviyoruz anlayacaksın- diye..
Ben dün gece penceremden gökyüzüne baktım,
yağmur yağmıyordu ama yinede baktım..
Yıldız yağıyordu biliyormusun yağmurun yerine..
Önce çise çise sonra sağanak oldu yağdı yıldızlar yeryüzüne..
Her yağmurda baktığım pencereden,
her damla yağmur tanesi gök yüzünde senin suliyetini oluşturur,
özlemi hatırlatırdı bana..
Dün gecede yıldızlar yaptı aynısını..
Yüzlercesi bir araya geldi ve sen oldu gökyüzü..
İşte bu mucizeyle anladım,
kendim kadar seni sevdiğimi;
senin kadar bizi sevdiğimi..
Hiç kimseye anlatamayacağım bu mucize,
belkide hiç görmediğim bir hayaldi..
Ama bildiğim bir şey var;
kendimi her ne kadar sevsem de,
seni gökyüzünde beze beze yıldızlarda görecek kadar seviyorum